İçeriğe atla

Abdominal Ağrı

PAYLAŞ

Abdominal ağrı, karın bölgesinde hissedilen her türlü ağrının genel adıdır. Göğüs kafesinin alt sınırından kasıklara kadar uzanan bu geniş alanda yer alan onlarca organ ve yapı, ağrıya kaynaklık edebilir. Bu nedenle abdominal ağrı; tıbbın en sık karşılaşılan, aynı zamanda tanı koyması en güç şikayetlerinden biri olma özelliğini korur.

Hafif bir mide rahatsızlığından hayatı tehdit eden cerrahi bir acile kadar çok geniş bir yelpazede değerlendirilebilir. Aynı şiddeттe ağrı bazen zararsız bir gaz sancısından, bazen de patlayan bir organdan kaynaklanıyor olabilir. Bu iki uç arasındaki farkı anlamak, hem hastalar hem de hekimler açısından büyük önem taşır.

Ağrı Nasıl Sınıflandırılır?

Abdominal ağrıyı anlamlandırmanın en iyi yolu, onu birkaç farklı açıdan incelemektir.

Süresine Göre

Akut ağrı, ani başlar ve kısa sürede şiddetlenir. Saatler ya da birkaç gün içinde gelişir ve genellikle altta yatan ciddi bir nedene işaret eder. Apandisit, safra kesesi iltihabı ve bağırsak tıkanıklığı bu grubun tipik örnekleridir. Kronik ağrı ise haftalar, aylar hatta yıllar boyunca sürer ya da tekrarlayan ataklar halinde ortaya çıkar. İrritabl bağırsak sendromu, kronik pankreatit ve endometriozis bu kategoride değerlendirilir.

Niteliğine Göre

Kolik tarzı ağrı, dalgalar halinde gelip geçer; şiddetlenir, hafifler, tekrar şiddetlenir. İçi boş organların (bağırsak, safra yolları, üreter) kasılmasından kaynaklanır. Safra taşı krizi ve böbrek taşı bu tarzın en belirgin örnekleridir. Yanma tarzı ağrı, genellikle mide bölgesinde hissedilir ve mide asidiyle doğrudan ilişkilidir; mide ülseri ve reflü hastalığı bu ağrıya zemin hazırlar. Baskı veya dolgunluk hissi, gaz birikimine, şişkinliğe ya da organ büyümesine bağlı olabilir. Keskin, bıçak saplanır tarzda ağrı ise bir organın delinmesi ya da yırtılması gibi acil durumları akla getirir.

Yerine Göre

Ağrının karın içindeki konumu tanıya giden yolda son derece kıymetli bir ipucudur. Sağ üst kadrandaki ağrı karaciğer ve safra kesesini, sol üst kadrandaki ağrı mide ve dalağı, sağ alt kadrandaki ağrı apandiksi ve sağ yumurtalığı, sol alt kadrandaki ağrı ise sigmoid kolonu ve sol yumurtalığı akla getirir. Göbek çevresi ağrısı ince bağırsak kaynaklı olabilirken, mide çukurundaki (epigastrik) ağrı mide, duodenum ya da pankreası işaret edebilir.

Hangi Hastalıklar Abdominal Ağrıya Yol Açar?

Abdominal ağrı çok sayıda farklı nedene bağlı gelişebilir. Bunları aciliyetlerine göre değerlendirmek daha anlamlıdır.

Acil müdahale gerektiren nedenler arasında apandisit, akut kolesistit (safra kesesi iltihabı), bağırsak tıkanıklığı, mide ya da bağırsak delinmesi, aort anevrizması rüptürü ve ektopik gebelik (rahim dışı gebelik) sayılabilir. Bu tablolar saatler içinde hayati tehlike oluşturabileceğinden vakit kaybetmeden acil değerlendirme gerektirir.

Acil olmayan ancak tedavi gerektiren nedenler arasında mide ülseri, gastrit, reflü hastalığı, idrar yolu enfeksiyonu, böbrek taşı, kasık fıtığı, endometriozis ve irritabl bağırsak sendromu yer alır. Geçici ve genellikle zararsız nedenler arasında ise aşırı yeme, gaz birikimi, kabızlık ve hafif sindirim bozuklukları sayılabilir.

Yayılan Ağrı: Yanıltıcı Olabilir

Abdominal ağrının önemli ve sıkça atlanan bir özelliği, kaynaklandığı yerden farklı bir noktada hissedilebilmesidir. Buna “yansıyan ağrı” ya da tıp dilinde “referred pain” denir. Safra kesesindeki bir sorun sağ omuza ağrı olarak yansıyabilir. Kalp krizi bazen yalnızca mide bölgesinde ağrı ve bulantı şeklinde kendini gösterebilir; bu durum zaman zaman tanıyı geciktirebilir. Böbrek taşından kaynaklanan ağrı, kasığa ve uyluk iç yüzüne yayılabilir. Diyaframı tahriş eden bir patoloji her iki omuza birden ağrı yansıtabilir. Bu yüzden “ağrı nerede hissediyorsunuz?” sorusu kadar “başka bir yere de yayılıyor mu?” sorusu da tanı için kritik öneme sahiptir.

Eşlik Eden Belirtiler Ne Anlama Gelir?

Abdominal ağrı çoğu zaman tek başına değil, başka belirtilerle birlikte ortaya çıkar ve bu eşlik eden belirtiler tanıya yön verir. Ateşin eşlik etmesi bir enfeksiyon ya da inflamasyon sürecini düşündürür. Bulantı ve kusma, mide-bağırsak sisteminin ağrıya verdiği tepkiyi ya da doğrudan sindirim sistemi patolojisini yansıtır. Sarılık (cilt ve gözlerin sararması) karaciğer ya da safra yollarıyla ilgili bir soruna işaret eder. Kanlı dışkı alt sindirim sistemi kanamasını, koyu katran renkli dışkı ise üst sindirim sistemi kanamasını akla getirir. İdrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma idrar yolu enfeksiyonunu ya da böbrek taşını düşündürür. Genel durum bozukluğu, aşırı terleme ve baş dönmesi ise ciddi bir tablonun habercisi olabilir.

Doktor Nasıl Değerlendirir?

Bir hekim abdominal ağrıyı değerlendirirken önce ayrıntılı bir öykü alır. Ağrının tam yeri, ne zaman başladığı, nasıl bir ağrı olduğu, neyle arttığı, neyle azaldığı, daha önce böyle bir ağrı yaşanıp yaşanmadığı ve eşlik eden belirtiler bu öykünün temel taşlarını oluşturur. Ardından sistematik bir karın muayenesi yapılır; karın duvarının sertliği, hassas noktalar ve geri tepme ağrısı gibi bulgular değerlendirilir.

Gerekli görüldüğünde kan ve idrar testleri, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi ya da endoskopi gibi ileri tetkiklere başvurulur. Tüm bu değerlendirme basamakları, doğru tanıya ulaşmanın ve gereksiz müdahalelerden kaçınmanın temelini oluşturur.

Ne Zaman Acile Gidilmeli?

Bazı durumlar vakit kaybetmeksizin acil servise başvurmayı gerektirir. Ani başlayan ve hızla şiddetlenen ağrı, ağrıyla birlikte yüksek ateş, karın duvarında tahta gibi sertlik, kanlı kusma ya da kanlı dışkı, ağrıya eşlik eden bayılma veya bilinç bulanıklığı, hamilelik sırasında ortaya çıkan şiddetli karın ağrısı ve daha önce geçirilmiş kalp-damar hastalığı zemininde gelişen karın ağrısı bu durumların başında gelir. “Geçer” diyerek beklemenin tehlikeli olabileceği bu tablolarda erken değerlendirme, hem tanıyı kolaylaştırır hem de olası komplikasyonların önüne geçer.

YAZAR HAKKINDA