Tıp dilinde kusma (Latince: emesis), mide içeriğinin ağız yoluyla güçlü bir şekilde ve istemsiz olarak dışarı atılması eylemidir. Genellikle öncesinde bulantı hissi gelir. Kusma, tek başına bir hastalık olmaktan ziyade, birçok farklı durumun belirtisi olan karmaşık bir savunma ve boşaltım refleksidir.
Kusma Eyleminin Fizyolojisi
Kusma, beyindeki “kusma merkezi” (medulla oblongata’da yer alır) tarafından kontrol edilen oldukça koordineli bir süreçtir. Bu merkez, çeşitli kaynaklardan uyarılar alabilir:
- Sindirim Sistemi: Mide veya bağırsakların aşırı gerilmesi, tahriş olması (gıda zehirlenmesi, gastrit, enfeksiyonlar gibi nedenlerle) veya tıkanması durumunda sinirler yoluyla kusma merkezine sinyal gönderilir.
- Kemoreseptör Tetikleyici Bölge (CTZ – Chemoreceptor Trigger Zone): Beynin bu özel bölgesi, kan dolaşımındaki toksinleri, ilaçları (özellikle kemoterapi ajanları) ve metabolik değişiklikleri (örneğin hamilelik veya böbrek yetmezliği sırasında) tespit eder. CTZ, kan-beyin bariyerinin dışında yer aldığı için kandaki maddelere karşı çok hassastır ve tespit ettiği anormalliklerde kusma merkezini uyarır.
- Vestibüler Sistem: İç kulakta bulunan ve dengeden sorumlu olan bu sistem, hareket ve pozisyon değişikliklerini algılar. Araç tutması (hareket hastalığı) gibi durumlarda vestibüler sistemden gelen aşırı veya çelişkili sinyaller kusmayı tetikleyebilir.
- Yüksek Beyin Merkezleri: Beynin korteks ve limbik sistem gibi üst merkezleri de kusmayı başlatabilir. Şiddetli ağrı, korku, anksiyete, kötü kokular veya rahatsız edici görüntüler gibi psikolojik veya duyusal tetikleyiciler bu yolla kusmaya neden olabilir.
Bu merkezlerden herhangi biri uyarıldığında, kusma merkezi bir dizi fiziksel olayı tetikler:
- Derin bir nefes alınır.
- Gırtlak kapağı (epiglot) soluk borusunu kapatır.
- Yumuşak damak yükselerek burun boşluğuna geçişi engeller.
- Diyafram ve karın kasları güçlü bir şekilde kasılır.
- Mide üzerinde artan basınç, mide içeriğinin yemek borusundan yukarı ve ağızdan dışarı fırlatılmasına neden olur.
Kusmanın Yaygın Nedenleri
Kusma, çok geniş bir yelpazedeki durumların bir belirtisi olabilir:
- Gastrointestinal Nedenler:
- Gastroenterit (Mide-bağırsak iltihabı): Virüs veya bakteri kaynaklı enfeksiyonlar (gıda zehirlenmesi).
- Gastrit: Mide zarının iltihaplanması.
- Reflü Hastalığı (GERD): Mide asidinin yemek borusuna geri kaçması.
- Peptik Ülser: Mide veya onikiparmak bağırsağındaki yaralar.
- Sindirim Sistemi Tıkanıklıkları: Fıtık, tümör veya yapışıklıklar nedeniyle.
- Gıda Alerjileri veya İntoleransları.
- Pankreatit veya Safra Kesesi Hastalıkları.
- Merkezi Sinir Sistemi Nedenleri:
- Migren.
- Kafa Travması ve Beyin Sarsıntısı.
- Menenjit veya Ensefalit gibi enfeksiyonlar.
- Beyin Tümörleri veya kafa içi basınç artışı.
- Hareket Hastalığı (Araç Tutması).
- Metabolik ve Endokrin Nedenler:
- Hamileliğin Erken Dönemleri (“Sabah Bulantısı”).
- Diyabetik Ketoasidoz gibi kontrolsüz diyabet durumları.
- Böbrek Yetmezliği (Üremi).
- Addison Hastalığı gibi hormonal bozukluklar.
- İlaçlar ve Toksinler:
- Kemoterapi İlaçları ve Radyasyon Terapisi.
- Bazı Antibiyotikler, Opioid Ağrı Kesiciler.
- Aşırı Alkol Tüketimi.
- Zehirlenmeler.
- Psikolojik Nedenler:
- Şiddetli Stres, Anksiyete veya Panik Atak.
- Blumia Nervoza gibi yeme bozuklukları.
Ne Zaman Tıbbi Yardım Alınmalı?
Tek seferlik, bariz bir nedeni olan (örneğin bozuk bir gıda sonrası) kusma genellikle endişe verici değildir. Ancak aşağıdaki durumlarda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:
- Günde birkaç defadan fazla tekrarlayan ve 24-48 saatten uzun süren kusma.
- Şiddetli karın ağrısı, göğüs ağrısı veya baş ağrısı eşlik ediyorsa.
- Kusmukta kan (kahve telvesi gibi veya parlak kırmızı) veya safra (yeşil renkli) görülmesi.
- Dehidrasyon (susuz kalma) belirtileri varsa: Ağız kuruluğu, idrara az çıkma, gözlerde çöküklük, aşırı halsizlik, baş dönmesi.
- Yüksek ateş varsa.
- Bilinç bulanıklığı veya uyanmada güçlük yaşanıyorsa.
- Bilinen bir kafa travması sonrası başladıysa.
Tedavi, kusmanın altında yatan nedenin saptanıp ona yönelik olarak planlanır. Semptomatik tedavide ise sıvı kaybını önlemek (hidrasyon) ve bulantı önleyici (antiemetik) ilaçlar kullanmak esastır.
